Aksi Kedi Logo

O Mama Buraya Gelecek!

Edebiyat Nedir?

4 Eylül 2021 - 13:59
90 Okunma
6 Paylaşım

Edebiyat Toplumun Hem “Ayna”sı Hem De “Pencere”sidir.

Edebiyat Nedir?

Edebiyat, kişinin duygu ve düşüncelerini, kendine özgü bir dil kullanarak, estetik kurallar çerçevesinde, yazılı veya sözlü olarak dile getirmesidir. Edebiyatın da bir yöntemi olduğundan o da bir bilimdir. Edebiyat bir bilimin yapması gereken:-anlama, -yorumlama, -değerlendirme, -benzerleriyle karşılaştırma, -yerleştirme basamaklarını yaptığı için bir bilimdir. Edebiyat’ın amacı estetik ve güzelliktir. Edebiyat’ı edebiyat yapan iki temel özellik vardır: 1) Dil-üslup 2) Estetik-güzellik. Bu özelliklerin ikisi de okuyucuya ve yazara göre değişkendir. Edebiyat duygu ve düşüncelerimizi karşımızdakine anlatabilmek için bir araç niteliğindedir. Edebiyatta içerikten çok o içeriğin nasıl dile getirildiği önemlidir. Edebiyat sanatçıyı, bilimi ve eseri içinde yaşadığı dönemi ve türü içindeki yerini inceler. Edebi eserin incelenmesi açısından, bir sosyal bilimdir. Diğer sosyal bilimleriyle sürekli iletişim ve etkileşim içindedir. Edebiyatın diğer sosyal bilimlerden farkı: yaratıcı olması, öznel olması ve kurmaca olmasıdır. Edebiyat tarihinin oluşturulması açısından, edebiyat bilimi önemlidir.

Edebiyat,Kitap,Sair,Turgut-uyar,Nazım-hikmet,Yazar,Siir,Orhan-veli,Ozdemirasaf,Edebiyat-sozleri,Siir-sokakta

“Edebiyat toplumun aynasıdır” sözünü çok duymuşuzdur. Peki nasıl bir aynadır bu? Her şeyi bütün çıplaklığıyla gösteren; söylenemeyenleri, üstü örtülenleri ve görmezden gelinenleri korkusuzca dile getiren bir ayna. Baktığımızda bize sadece kendimizi değil, bizimle aynı kültürde nefes alan, aynı acı ve hüzünleri, aynı mutluluk ve sevinçleri paylaşan insanları gösteren bir ayna. Aynaya karşı tutulan bir aynada iç içe geçmiş sonsuz sayıda ayna görüleceği gibi sonsuz sayıda hayat gösteren bir ayna. Öyle bir ayna ki, aynaya nereden baktığımıza göre göreceklerimiz değişmekte, ayna bakışımıza göre bize farklı hayatlar ve yüzler göstermekte. Böylece edebiyat sadece toplumun aynası olarak kalmayıp dünyaya dair hem tanıdık hem de yabancı manzaralar sunan bir “pencere” görevi görmekte.