Kediler ve yılanlar. Bu iki yaratığın kesinlikle ortak bir noktası olamaz öyle değil mi?
Öncelikle, iki hayvanın çıkardığı sesler bazen birbirine benzer. Hem kediler hem de yılanlar kendilerini korumaya çalışırken tıslarlar. Kediler düşman gelene kadar bekler, sonra ağzını yarım açıp ani, büyük bir hava dalgası çıkararak düşmanı korkutmaya çalışır. Bazen de tükürür. Bu etkili bir tekniktir. Çok daha büyük hayvanlar bile ürküp geri sıçrar. Bunu bütün kediler ve yeni doğmuş yavrular bile yapabilir. Bu yüzden tıslama hakkında duyduğunuz bütün kötü şeyleri unutun. Bu bazen hayat kurtarıcı bile olabilir.
Kediler ve yılanların paylaştığı diğer özellik ise ikisinin de damaklarının üstünde Jacobson organı denen bir garip organın olmasıdır. Jacobson organı bir kedinin havayı hem koklayıp, hem de tadına bakabilmesini sağlar! Bunu kullanırken kedinin yüzü komik bir hal alır. Hiç ses çıkarmaz ama ağzını açıp üst dudağını geri çekerek dişlerini gösterir. Birkaç saniye boyunca böyle kalır ve her şeyi içine çeker. Sonra topladığı ipuçlarını diğer kedilerin peşine düşmek veya uzaktan avın yerini bulmak için kullanır.