Cilt Bakımında 2. Adım; Tonik ve Maske Kullanımı
Cilt bakımının 2. adımı yüz temizliğinizi yaptıktan sonra bunu derinleştirmektir. Yani derinlemesine temizlik yapmaktır. Her zaman söylediğimiz gibi iyi temizlenmeyen cildin üstüne yapılan her türlü bakım, bozuk bir duvara boya yapmak gibidir. Kullandıklarımızdan azami fayda sağlamak için cildimizi her türlü şeyden arındırmamız icap eder. Bunun için yüz temizliğini takip eden tonik ve maske mutlaka kullanılmalıdır.
Daha önceki içeriğimizde cilt temizliğini en doğalından sabunlar ile yapmamız gerektiğinden bahsetmiş, kendi cilt tipi ve cilt sorunlarımıza uygun olanı seçip cilt bakımının ilk adımına başlamanızı tavsiye etmiştik.
Söylediğimiz gibi sabun temizliğini takip eden bir de tonik ve maskemiz var. Öncelikle toniklerden bahsedeyim. Çünkü tonik kullanımı her sabah akşam sabun temizliğini takip ederek yapılırken, maske kullanımını haftada 2-3 kez olarak yapmanızı önereceğiz.
Tonik
Tonikler yüz temizliğinin 2. adımıdır. Çoğu kişi tarafından önemsiz gibi gözükse de cilt bakımında önemli bir rol oynar. Taşları yerine oturtmak iyidir. Düzen bozulmamalı. Bizim gayemiz size tonlarca ürün önermek değil. En doğalı ile, insan tabiatına uygun ürünlerle, iç ve dış sağlığımıza dikkat etmek. Bu yüzden yine doğallığı ön planda tutarak söylüyorum ki; hazır olarak satılan kimyevi maddelerle harmanlanan ve bilhassa içinde alkol bulunan toniklerden uzak durun. Zira onlar fayda değil, zarar verecektir. Cildinizi daha da hassaslaştıracak ve kısa süreli fayda görseniz de ileride çok daha kötü sonuçlarla karşı karşıya kalabileceksiniz. Kimyasallardan uzak durmak cildinize yapacağınız en büyük iyilik. Sizi tonlarca üründen birini seçmek zorunda bırakmıyoruz. Sadece iki seçenek sunacağım ve cilt tipinize uygun olanı seçmeniz yeterli olacak.
Lavanta Suyu
Lavantanın cilde olan faydasını bilmeyen yoktur. Damıtma yöntemi ile yapılan saf lavanta suyu, yağlı ciltler için mükemmel bir toniktir. Kurutucu özelliği ile birlikte, yağ dengesini düzenler, antiseptik özelliği ile sivilce gibi cilt problemlerine fayda sağlar ve doğal bir parlaklık verir. Lavanta kalsiyum, protein, A ve C vitaminleri açısından oldukça zengin. Ayrıca son derece önemli bir antioksidan. Antiseptik ve antifungal olması nedeniyle cilt için güçlü bir temizleyici. Ayrıca hiç bir yan etkisi, zararı da yoktur. Yalnızca kuru ciltlerin kullanmaması tavsiye edilir. Cildi daha da kurutacağından tahriş riski vardır. Fakat karma ciltler için de lavanta suyunu tavsiye edebiliriz. Devamında muhakkak bir nemlendirici ile destekleyeceğimiz için sıkıntı olmayacaktır. Yağlı ve karma ciltlerin seçimi kesinlikle bir Lavanta Suyu. Ayrıca kokusu da çok hoş. :)
Gül Suyu
Gül suyu için kuru ciltlerin yakın dostu diyebilirim. Kuru cilde sahip olanların başka hiçbir şeye bakmadan kullanması gereken bir ürün. Gülün güzelliği ve doğallığını bilmeyen yok. Gül suyu toniğini kullananlar gülün bu minerallerinden ve vitaminlerinden de faydalanmış oluyorlar. Kuru ciltlere nem vererek doğal bir parlaklığı da beraberinde getirir. Hemde bunu içerisinde bulunan doğal gül yağı sayesinde yapması daha da güzel bir hale getiriyor. Ayrıca gül suyu cildinizin pH seviyelerini normale getirerek bozulmayı dengelemeye yardımcı olur. Cilt renginizi dengeler. Gül suyu gözenek ve yağları temizleyerek cildinizi en iyi nemlendirme için hazırlar. Cildinizdeki kirlerin giderilmesi için mükemmel bir toniktir. Gül suyu doğal ve hafif yapısıyla hassas ciltlilerinde kullanabileceği bir üründür. Kızarıklığı ve tahrişi hafifletir. Yağlı ciltler için biraz sivilce sorununa sebep olabilir. Dediğim gibi kuru cilt tipleri gül suyunu seçmeli, eşsiz nemlendirme ve canlılıkla gün boyu kendini iyi hissetmeli!
Demekki tonik seçimimiz; kuru ciltler için gül suyu, yağlı ve karma ciltler için lavanta suyu olmalı.. 2. adım için mutlaka bunları sabun sonrası sabah- akşam olarak kullanmalısınız.
Maske
Cilt ile çok fazla uğraşmak, onu çok dışardan etkiye maruz bırakmak da çok faydalı değildir. Az ve öz doğal ürünler kullanmak en idealidir. Spesifik ürünler kullanmalısınız. Ne çıkarsa yüzünüze denememelisiniz! Her gördüğünüz maskeyi alıp veya her evde yapılabilir maskeyi okuyup yapmak pek de mantıklı olmayacaktır. Cilt tipleri farklıdır ve cilt dışardan gelen her şeyi çok da kabul etmeye alışık değildir. Nasıl ki her gördüğümüz ilacı içmiyoruz, peki ya cildimizi niye (doğal veya kimyevi olsun) ilaçlara boğalım? Bu cildinizin bağışıklığını da düşürecektir. Maske hususunda size tavsiyem; -cilt hassasiyetine bağlı olarak değişkenlik gösterebilir- haftada 1, 2 veya 3 kere güllü kil maskesi uygulamanız olacak. Kil, yıllardır cilde en faydalı maske olarak bilinen bir materyal. Hatta maskenin doğuşu kil diyebiliriz. Kile bir sürü kimyevi madde eklenerek doğallıktan uzak kalmış maskelerdense doğal kil ve gül suyunu karıştırarak elde edeceğiniz kil maskesi sayesinde haftalık derinlemesine temizlemenizi yapmanız mümkün. Faydalarını şöyle bir sıralayalım; Cildi besleyici ve temizleyicidir. Cildi pürüzsüzleştirici özelliği vardır. Kırışıklık giderici özelliği ile özellikle yüz bölgesinde fayda sağlar. Yaşlanma karşıtı özelliği vardır. Sivilce kaynaklı yüzde oluşan izlere iyi gelir. Yine sivilce kaynaklı oluşan delikleri sıkılaştırarak, iyileşme sağlar.
Maske olarak güllü kil maskesini kullanmanız yeterli olacaktır. 5 dakikadan fazla yüzünüzde tutmayın.
Bir de ara sıra yapmanız da fayda olan bir maskeden daha bahsedeceğim.
Bal Maskesi
Tatlı mı tatlı bal yine çok tatlııı. Özellikle kuru ciltler için müthiş bir nemlendirici olmasıyla beraber tüm cilt tipleri için uygundur. Işıl ışıl bir görünüm için vazgeçilmezinizdir kendileri. Balın vitaminlerinden faydalanmak için bunu da kullanmanız cildinize iyi gelecektir.
Cilt bakımımızın 2. adımını da tamamladığımıza göre bir sonraki adım için beklemede kalın. En önemli adımımız; kremlerimiz. 1 ayda pürüzsüz bir cilt için muhteşem detayları kaçırmayın.





