İlk Türkçe Ezan
Ayasofya'nın minarelerinden yükselen Tanrı Uludur Sedası
Türkçe ezan ilk olarak 1926 yılında, Göztepe camii İmami Cemaleddin Efendi tarafından okunmuştur. Cemaleddin Efendi, 1926 yılı Ramazan ayının ilk gününde, namaza Türkçe kametle başlar. Cemaatin Diyanet İşleri Reisliği'ne şikayeti üzerine geçici bir süre için görevinden alınır. Bu olay üzerine de Kars Milletvekili Ahmet Ağaoğlu, 11 nisan 1926 tarihli Milliyet gazetesinde bir yazı yayınlayarak, ‘’Devletin resmi dili Türkçe olan Türkiye’de ezanın da Türkçe okunmasının gayet olağan olduğunu’’ savunur. Türkçe ezan tartışmaları ilk değildir. Osmanlı döneminde de ezanı 13. yüzyıl Türkçesi ile okuyan müezzinler bulunmaktaydı. Fakat bu çok yaygın bir uygulama değildi.
İttihatçıların bazıları tarafından Sultan II.Abdülhanid’in saltanatı döneminde de Türkçe ezan gündeme getirilmişse de ulemanın desteğinin alınmasıyla böyle bir uygulamaya imkan verilmemiştir.
Kur’an-ı Kerim’in Türkçe tercümesi ilk kez 22 Ocak 1932 tarihinde, İstanbul’da, Yerebatan Camii’nde Hafız Yaşar tarafından okunmuştur. Sekiz gün sonra, 30 Ocak 1932 tarihinde Fatih Camii’nde Hafız Rıfat bey tarafından, ikindi vakti, ilk Türkçe ezan okunmuştur.
Türkçe ezan, 3 Şubat 1932’de bir Kadir Gecesi’nde Ayasofya’da okunmuştur. Teravih namazından sonra da Türkçe Kur’an-ı Kerim okunuşu yayınlanmıştır. Bu okuma, Gazi tarafından da çok beğenilmiştir. 6 Şubat 1932 tarihli Milliyet gazetesinde Sadettin Kaynak’ın hutbedeki sarıksız, cübbesiz smokinli fotoğrafı yayınlanarak Türkiye geneline duyurulmuştur.
Türkçe tekbir, Diyanet tarafından üç ayrı şekilde, ilgili müftülüklere gönderilmiştir. ‘’Her hangisi arzu olunusa icabında alakadarların ondan okumaları tamamiyen beyan olunur’’ şeklinde de emredilmiştir. İleriki tarihlerde Dr. Reşit Galip ve Hasan Cemil’in yönetimi altında, Dolmabahçe Sarayı’ndaki Türk Tarih Tetkik Cemiyeti’nde yedi seçme hafızın okuduğu Türkçe ezan sonrasında, Hafız Kemal ‘’Allahu Ekber’’i ‘’Allah Uludur’’ diye çevirmiş, Ali Rıza Sağman ise, ‘’Tanrı Uludur’’ şeklini sunmuştur. Rıza Bey anılarında, sonuç olarak Mustafa Kemal’in son derece memnun kaldığını söyler. Her iki şekli de birkaç kere dinleyen Mustafa Kemal, ‘’Eskisi unutulsun’’ diyerek Rıza Bey’in ‘’Tanrı Uludur’’ çevirisini onaylamıştır.
18 Temmuz 1932 tarihinde, Diyanet İşleri Riyaseti, ezanın Türkçe okunmasına karar vererek; takip eden günlerde, yurdun her yerindeki Vakıflar Müdürlüklerine Türkçe ezan metni göndermiştir. Diyanet işleri de 6 Mart 1933 tarihli tamimle, müftülüklere ezanı Türkçe okumalarını, buna uymayanların kat’i ve şedid bir şekilde cezalandırılacaklarını bildirmişti. 26 Haziran 1941 tarihinde de bu madde tekrarlanmış ve 4055 sayılı kanuna göre, Arapça okuyanların cezalandırılacağı öngörülmüştür.
16 Haziran 1950 tarihinde ve 5665 sayılı kanun ile Türkçe ezan hakkındaki yasak Türk Ceza Kanunu’nun 526. maddesinden kaldırılarak 18 yıl aradan sonra asli ezana geçilmiştir.





