İstanbul’da İlk Sinema
Beyaz perdeye ilk kez Abdülhamit baktı
Sinematograf, Osmanlı İmparatorluğu’nda ilk defa Yıldız Sarayı’nda, 1896 yılında Sultan II.Abdülhamid’in huzurunda sihirbaz Bernard tarafından gösterilmiştir. Yine bu yıllarda Beyoğlu’nda fotoğrafçılık yapan Vafiadis’in,dünyada ilk sinema gösterisini yapan Lumiere kardeşlere bir mektup yazarak sinematografi aletinden istediğini biliyoruz. İstanbul’da halka açık ilk sinema gösterisi, Weinberg tarafından 1897 yılında Galatasaray’daki Sponeck Birahanesi’nde yapılmıştır.İlk Türk sineması da Şehzadebaşı’ndaki Fevziye Kıraathanesi’nde açılmıştır.Sürekli film gösterilen ilk salon ise 1908 yılında Beyoğlu’nda Sigmund Weinberg tarafından ‘Cinema Pathe’ adıyla açılmıştı.
İlk Türk sineması da ilginç bir gelişmeyle meydana çıkmıştır. 1877-1878 Osmanlı-Rus Savaşı sırasında Yeşilköy’e kadar gelen Rus orduları tarafından burada ikametgaha benzeyen bir anıt yapılmıştı. 14 Kasım 1914’te düzenlenen miting sırasında bu anıtın yıktırılması söz konusu olur. Mitingi ve anıtın yıkılışını Sacha-Messter Film Gesellschaft şirketinin filme çekmek istemesi üzerine mitinge katılan halk, bu olayın filmini bir Türk’ün çekmesini istemişlerdir. Bu sırada Fuat Uzkınay bulunup getirilir, Avusturya şirketinin kameramını Mordo tarafından birkaç saat ders aldıktan sonra kameranın başına geçer ve ilk Türk filmini çeker. Bu filmle birlikte Fuat Uzkınay ilk Türk sinemacı olmuştur
Afişi basılarak yurt dışına satılan ilk Türk sinema yapıtı, 1919 yılında çekilen ‘Binnaz’ adlı filmdir. Türk sineması ilk sansürünü de İstanbul’un işgal yıllarında yaşamıştır. Hüseyin Rahmi Gürpınar’ın romanından 1919 yılında sinemaya aktarılan ‘Mürebbiye’ filminde yer alan Madam Kalitea, Anjel adıyla Mürebbiye karekterini canlandırmaktadır. Anjel, filmde Paris’ten birlikte geldiği sevgilisinden ayrıldıktan sonra, İstanbullu bir ailenin yanına mürebiyye olarak girip ailenin üç erkeğini baştan çıkarmaktadır. Sıradan bir konunun işlendiği filmi seyreden işgal makamları ‘’Anjel’in şahsında işgalciler küçük düşürülüyor’’ diyerek filmin İstanbul dışında gösterilmesini yasaklarlar. Böylelikle ‘Mürebbiye’ de Türk sinema tarihinin ilk sansürlü filmi oluverir.





