Tanı Koyucu Cihazlar
Müthiş marifetli buluşlar, hekimlerin insan bedeninin içini acı vermeden görebilmelerini sağladı.
Hastalıkları tespit etmek için Bedenin İçini görmek ‘’X-ışını’’
1895 yılında Alman fizikçi Wilhelm Conrad Röntgen, floresan lambalara benzer ışık tüpleri ile deney yaparken raslantıyla X-ışınları adı verilen gizemli enerji dalgalarını keşfetti. Röntgen, X-ışınlarının bedenin etli ve diğer yumuşak kısımlarından geçtiğini ancak metalden ya da kemiklerden geçmediğini gördü. Özel bir film tabakası bedenin arkasına yerleştirildiği zaman, artık kırık kemikleri belirlemek ve bedenin içindeki mermi gibi yabancı maddeleri görüntülemek için kullanılıyor.
Stetoskop
Stetoskoplar doktorun, bir hastanın nabzını ve solumasını, damarlarından akan kannın sesini dinleyerek sorun olup olmadığını anlamasını sağlar. Fransız hekim RENÊ LAENNEC, 1816 yılında basit bir ahşap tüpten yapılan ilk stetoskoplarda, sesleri alan bir diyafram bulunur ve sesleri hekimin kulağına gelmeden önce yükseltir.
Ultrason
İnsanların işitemeyeceği kadar yüksek frekanslı ses dalgalarına ULTRASON adı verilir. Bir ultrason tarayıcı, bu sesleri hastanın bedenine gönderir. Kemik ya da kas gibi farklı doku türlerinin yankılanması ya da ekolanması farklı olur. Makine, farklı ekoları duyar ve ekogram ya da sonogram adı verilen bir görüntü ortaya koyar. İlk ekogram 1958 yılında yapılmıştır. Ultrason özellikle rahimdeki bebekleri kontrol etmek için kullanılır.
Manyetik Rezonans Görüntüleyici (MRI)
Vücudumuz, manyetik bir alana yerleştirilip radyo dalgaları ile bombardıman edilince, vücudumuzdaki atomlar bir karşılık verir. Yansıttıkları küçük sinyaller, bir Manyetik Rezonans Görüntüleyici kullanılarak bir araya toplanabilir ve bedenin içindeki durumun ayrıntılı bir resmini ortaya koyabilir. Tüm beden taraması yapan ilk Manyetik Rezonans Görüntüleyici, Amerikalı profesör RAYMOND V. DAMADIAN tarafından 1977 yılında icat edilmiştir.





