Aksi Kedi Logo

O Mama Buraya Gelecek!

Yanlışlara Karşı Koyma Sanatı.. Yıl 1954; Siyahilerin Otobüste Oturması Yasak!

31 Ağustos 2021 - 22:45
253 Okunma
149 Paylaşım

Karşılaştığımız birçok yanlışın önünde bizim tepkimiz ne oluyor?.. Ne kadar doğruların arkasında duruyorsunuz?

Yanlışlara Karşı Koyma Sanatı.. Yıl 1954; Siyahilerin Otobüste Oturması Yasak!

Siyah, beyaz, yeşil, pembe, mor, mavi, sarı... ve daha birçoğu. Rengarenk bir hayat yaşıyoruz bu dünyada. Her şey istediğimiz renkte olsun istiyoruz. Bir eşya, bizim için siyah renk olmalıysa haricini düşünemiyor, o şekilde olamayacağını iddia ediyoruz. Bir başkasının da aynısını beyaz renk için düşündüğünü bile bile..

Renk kavramı görecelidir. Bu konunun üzerinde fazlaca durmanın ise bir manası yoktur. Her zaman için önemli olan işleyiştir, faydadır. Soruyorum size sadece renkleri farklı olan aynı iki eşyanın sırf rengi siyah veya beyaz diye iç evsafı farklı olabilir mi? Cevabımız elbette ki hayır. Asıl özellik, değer; renkte değildir. Altını da bir düşünelim. Altın, gümüşten daha kıymetlidir. Bu, altın; sarı, gümüş; beyaz renkte diye değildir. Bu şekilde olsaydı, beyaz altının kıymeti gümüşle aynı olması gerekirdi. Böyle olmadığına göre ''renk'' bir değer ölçütü değildir.

Bu mevzuyu cansız varlıklar üzerinde tartışmanın kimseye bir zararı yoktur. Öyle ki bu tip sohbetler genelde 'zevkler ve renkler tartışılmaz' ibaresiyle sonlandırılır. Fakat konu İNSAN olunca, insanın rengine göre değer biçmeye çalışılınca sular hiçbir zaman durulmuyor. Yıllar boyu süregelen bir ırkçılık bu. İnsan gibi paha biçilemez bir canlıyı siyah ve beyaz olarak iki ayrı kategoriye koyup, beyazları asil, siyahları köle gören bir zihniyete karşı savaş bu.

Yıllardan bu yana bu savaşın bir çok örneği mevcut tabiiki. Her zaman bu şekilde düşünen kimselere karşı içinde beyazların da bulunduğu birçok topluluk itiraz etmiş ve zaferi elde etmişlerdir. Bu örneklerden birini sizinle paylaşmak istiyorum;

rosa

Bir gün Rosa, işten yorgun bir şekilde çıktıktan sonra otobüse bindi ve oturdu. Beyazlar öfke dolu gözlerle onu izliyordu. Hemen oradan kalkmasını istediler. Rosa 32 yaşındaydı. Bir şirkette terzilik yapıyordu ve çok yoğun çalışıyordu. O günlerde siyahilerin oturarak seyahat etmesi yasaktı. Sadece beyazlar otururdu. ''Hayır'' dedi Rosa. Yerinden kalkmadı. Şoför arabayı durdurdu ve kalkmasını istedi. ''Kalkmıyorum'' dedi Rosa. Çünkü bu yapılanın insanlık dışı olduğunu düşünüyorum. Bunun üzerine şoför polis çağırdı. Ve polis Rosa'yı dövdükten sonra tutukladı. Daha sonra kefaletle serbest kaldığında bu eylem aslında çok da umursanmadı. Ancak Alabama Üniversitesi 'ndeki nir profesör bu olaydan haberdar oldu. Bu olayın üstüne gitmeye karar verdi ve tüm siyahileri, otobüsleri boykot etmeye çağırdı. Tam 381 gün boyunca tek bir siyah dahi otobüse binmedi. Gerekirse kilometrelerce yol yürüdüler ama hiç biri otobüse binmedi. Otobüs firmaları battı. Daha sonra beyazlar da destek vermeye başladılar bu eyleme. Siyahileri kendi arabalarıyla işe götürdüler. Ve 1956 yılında ABD Anayasa Mahkemesi, otobüslerde renk ayrımını kaldırdı. Artık siyahilerde insanca bir şekilde koltuklara oturarak seyahat edebilecekti.

Diyeceğimiz o ki, doğru olan her zaman birdir. Doğruyu kovalamak, doğrunun peşinden gitmek bizim daimi gayemiz olmalı. Başarabilir miyim değil, neler başarabilirim düşüncesiyle hareket edin. Bazen birimizin girişimi hepimize deva olabilir. Bu ve bunun gibi birçok yanlışın daha önünde durmamak için hiçbir sebep yok. Gücünüzün farkına varın..